12 Eylül 2010 Pazar

Dar agacindan Notlar..Kitap


Dar Agacindan notlar...kitap

"bakma acilarimiz kadar yasli oldugumuza
düslerimiz kadar genctir ömrümüz
ve sanmaki bu ömrün üstü sende kalir
...unutmaki
zindan da ölmektir simdi yasamak demis sevgili yoldas Safak Tamer bu siirinde.
Fasizmin iskencehanelerinde boyun egmemek icin direnenlerin ölüme karsi direnislerini nasil emek emek örüldügünün resmidir Julius Fucik yoldas ve Dar agacindan notlar.Fasis dünya gericiligi otuzlu yillarin baslangicinda emperyalizmin en barbar bicimi olan fasizmi Sosyalizmin gelisimini engellemek icin tüm dünyada fasist iktidarlari is basina getirir.Hitler,Salazar,Franco,Mussoluni,Augusto Pinochet , Yorgo Papadopulos,Kenan Evren'ler
Biri kapıyı çalıyor. Ziyaretçiler sabırsızlanıyor. Kapıyı yumrukluyorlar. 'Açın kapıyı, polis!' Pencereden kaçmalı. Çabuk olun! Tabancam var; ben onları oyalarım. Ama çok geç. Pencerelerin altında Gestapo’nun adamları, tabancalarını odanın içine doğrultmuşlar bile. Sivil polisler kapıyı kırıyorlar... Beni görmüyorlar; çünkü kapının arkasındayım, onları rahatça arkadan vurabilirim. Ama ellerinde dokuz tabanca, iki kadına ve üç silahsız erkeğe doğrultulmuş. Ateş etsem, hepsini öldürecekler, kendimi vursam, silahlar patlayacak yine o insanları vuracaklar. Ateş etmezsem altı ay ya da bir yıl hapis yatacaklar ve devrim onları sağ olarak kurtaracak. Yalnız Mirek’le ben bu işten sağ çıkamayız... Ateş edersem (kendimi vurursam) kimseyi kurtaramam, yalnızca kendimi işkenceden kurtarırım, öte yandan beş yoldaşımı feda etmiş olurum öyle mi, değil mi? Öyle.”
Iste böyle basliyor Gestapo zindanlarinda direnis.Ve gönüllü bir gardiyan Juilius Fucik yoldasin notlarini disariya tasir ve kitabin yaratilmasinda rolu olur.Iste dar agacindan kitabinin yazari Cek Komünist Parti savascisi 8 Eylül günü fasizmin zindanlarinda idam edilir tipki bizdekiler gibi.
ne cok öldük biz
biz her yenilgide öldük
biz daha cok ölecegiz

Rosa Lüxsemburg
karanlik bir su kanalinin kiyisinda
kursunlanip düstügünde öldük biz,
kursunlani düstügünde öldük biz
Madrid Barikatlarinda karanlikta kar yagarken

daha cok ölmenden

.......umud ve düslerimizi yazarken
daglara siirler okurken öldük
is kazasinda......




berdan ildan

3 Eylül 2010 Cuma

Devrimin Pedagojisi...kitap


Devrimin Pedagojisi....Kitap

Evren...Dünya....Insan...Devrimci düsün.Iste Devrimin Pedagojisi bu olusumlarin iz düsümlerini aralar bize.Yadilisa göremi Pedagoji yoksa Evrim kuramina göremi devrimici Pedagoji.Toplumsal gelismenin belli bir asamasinda üretim araclari üzerinde ki mülkiyet hakki,(deyim yerindeyse bir kisim kapitalistin mallarina el koyma)yani bu mülksüzlesenlerin baskalari yani iktidari elinde bulunduranlarin yaninda calisma zorunlulugu,bir üretimin pedagojik olarak üretim faliyetinin insan varliginin nedenimdir,yani onun sürekliligi kücük meta üretimimidir.

Ezilenlerin ve sömürülenlerin gercekten sosyalist bir pedagojiye ihtiyac vardir,Ernesto Che Guevara ile Freire bu marksizmin reel sosyalizmine katki sunmuslardir,devrimci yasami icsellestirenlerin,emperyalist küresel kapitalistlere karsi emegin sosyalizmini ortak düslere tasima gerek.

Iste son olarak kitaptab bir kac baslik tarihsel diyalektik metod olarak yönteme dair bir kac anekdot.....

Ezilmişlerin durumunun tarihsel bir boyutu vardır ve bu iktidardakilerin şiddet eylemleri ile başlamıştır. Ezilenlerin şiddeti bu ilk şiddet eyleminin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Devrimci şiddet ya da direniş, barışı (ya da kanun düzenini) yeniden tesis etme iddiasındaki ezenler tarafından uygulanan şiddetle karşılaşır.

Ezilen/ezen çelişkisinin çözüldüğü durumlarda (örneğin devrimlerde) önceki ezenler kendilerini özgürleşmiş hissetmezler çünkü şimdi kendilerine göre barış içinde yaşama hakları (yani etraflarındaki her şeyi kendi hakimiyetlerinin nesnesine dönüştürme eğilimleri) ezilenlerin insaniyetlerini kazanma isteğine boyun eğmek durumundadır.

Ezenler genellikle cahaleti mutlaklaştırma eğilimindedirler. Ezilenlerin yeteneklerine karşı derin bir kuşku geliştirirler ve onları yetersiz görürler.
Şartlar izin verse bile, ezilmişlik durumunu reddettikleri ya da rasyonalize ettikleri için ezenlerle dürüst bir diyalog geliştirmek mümkün değildir...


berdan ildan

22 Ağustos 2010 Pazar

Gotha ve Erfurt Programi'nin Elestirisi ;Kitap



Kitap 1875 yilinda Marks ve Engels yoldaslar tarafindan Gotha ve Erfurt Programina karsi yürüttükleri devrimci elestirileri üzerine karsilikli yazismalardan olusuyor.Her seyden önce Gotha program elestirisi 21 birinci yüzyilda hala karsi devrimci gücler tarafina marksizme-leninizme saldirilar düzenledigi bu günlerde okunmasi gereken bir kitap.Bu kitapta sosyalizmin sorunlarina iliskin bir cok tartismalarin hala güncelligini korudugunu somut olarakta görebilirsiniz.Derin devlet tarafindan 12 Eylül iskence tezgahlarinda öldürülen Sol Yayinlarin emekcisi Ilhan Erdost yoldaslarin kurdugu yayin evine aittit kitap.Iste evet ve hayir referandum ikilemine karsi da Gotha ve Erfurt Program elestirsi BOYKOT emekcilerine yol gösterir diye de düsünüyorum.

Devrim bir program sorunudur der Engels yoldas.Pek cok kücük burjuva liberal sol maskeli partilerin "sosyalist"programa (boykot)karsi yürüttükleri karsi devrimci ideolojik mücadelenin ayrintilari üzerinde bilgi sahibi olmak isteyenlerin yararlanacagi bir kilavuz kitap.Ayni zamanda sömürülen ve ezilenlerin birlesik bir devrimci iktidar yaratacaklari sosyalizmin maddi bir toplumsal gercekliktir kitap,emekci sinifsal durus,sosyalizmin gecis dilimleri arasinda ki organik bag,devlet ve devletin bitis süreclerini incelenebilinir.Anarsizmin elestirilerinide okuyabilirsiniz Kautsky ve Plehanov yanitlari canlidir hala kitapta.Daha bir cok sorunu ele alan kitap Stalin karsitlarinada yanit verir.Ve Stalin yoldasin son yazilarinin canli tanigidir Gotha ve Erfurt Program Elestirisi...

Ezilenlerin tarih sahnesine bir güc olarak ciktiginda beri ve ezilenlerin ve sömürülenlerin silahli devrimci gücleri ile birlikte tüm toplumu özgürlestirecek yegane sinif PROLETARYA ENTERNASYONALIMIDIR.Tüm tarih carpiticilarina karsi sosyalizmin toplumsal gercekligi bu kitatadir....K.Marks ve F.Engels (sol yayinlari)


*düsünmek özgürlestirir..okumak ise yalanlarin perdesini yirtar*

*berdan ildan

13 Ağustos 2010 Cuma

Ahmedim


Seni baharmissin gibi.......


uzun bir agittir simdi türküler
daha gökyüzü görmemis esmer cocuklara adanmis
...daglarina bahar gelmis
ucurum kenarlarinda acan bir beyaz gül
Alexsranda adin biri tasimis mezepotamya ya
bir tomurcuk ekmis
percemi kizil bir deniz
filintasina islemis orak ve cekic
ama o siirde
bir yerdedir
bir zafer parolasidir ölüme meydan okur Kocero
yildizlara salincak kuran bir devrim iradesi
sol yaninda nazarlik
gecede bir aydinlik var
türkü söyleyerek carpisan esmer cocuklarin düeti
yaraliyken bir önkol
arkadaslari icin önce ben olmaliyim diyen
tarihe ömrünü adayan
sürgün bir Sores
felsefe yapan
ideoloji ihmal etmeyen
bir yer nehirdir gerilla gerilla
günyüzüne ask türküsü söyleyen
Diyarbekirli....

berdan ildan...Ahmed'e

3 Ağustos 2010 Salı

Genim'e...siir


saksida yetisiyordu cocuklarimizin kokusu
bizde sakli sakli kalsin sevdalari

...
bizde saksida büyütüyorum sevdayi
ama
birlestirip salacagiz onu
gökyüzüne baris yazsin
azadi desin ötekiler icin
öteki cocuklarda büyütsün gökyüzünde
sevdayi.. .hüseyin ve berdan ildan...

ask...siir


ask

ask halktir/
devrimdir yüreginde tasinan/
damarlarinda dolasan onur/
...ve yildizdir su tasir topraga/
topraktir ask basakta/
...gün batimlarinda ki gögebakandir
/
ve isyan aski
/
direnendir zülme
/
ask üc renktir
/
limandan kalkan gözlerindir
/
ask yeryüzü cennetidir
/
avuclarinda senin
/
ve ask bir devrim yeridir....berdan ildan

asiti..siir


Asiti

"ekmek yerine

tuz yerine
...
yar yerine

su yerine

kursun ve zindan yerine

tasiyorum seni düsümde asiti....

asiti sustu

tam b a r i s diyecekti

sustu

gülümsedi

bu sabah

kuslar ve cocuklar ölmüslerdi

asiti uctu

ve gitti

sevgilisi zeytin dali dudak izi

barisin kokusu sinmisti

aglaya aglaya uctu

üc baris

üc asiti.....berdan ildan