MAHSUS MAHAL
yasak sözcükleri işlediler yüreklerine
aydınlık şafakta
kelebekler zamanını
yıllardı
bir karanfil düştü önce
sonra ardı sıra binlerce gül
oldular şah meran soyunda
aç çocuklar ekmek
haps edilmiş aşklara sevda oldular
düştüler karanlık çaglarda yollar
bu yol o yüzden
umuttur
umutsuzluğa
her damla da nehirlere karışan
o derin denizlerde
bir damlaydılar önce
sonra binlerce
yağmur içinde
devrimin bilgeliğinde
güneş ülkesinde
o sulardan beslendiler
açlık çekmeden
yasak meyvadan yediler
örse varyos
dağlarda ateş oldular
şimdi bütün akarsular
aşklar içinde
kendi anayurduna
yıldızlar gibi akarlar
berdan ildan
12 Haziran 2014 Perşembe
1 Nisan 2014 Salı
Şengül(üm)
Bulutların arasında görünür aydınlık
Nisan yağmurları bereket demektir ekmek gibi
Çiçekte tohumları
Devrime bürünmüş birikintiler
Yağmur inmiş bulutlardan
İçmiş suyundan toprak
Parıldar bir ormanın derinliğinde
Sarı çiçek rengidir güneş
Akar yıldız gibi koşar
Rojawa barikatlarında savaşıyordu yaralı sözcükler
Bir ceylan yavrusu yasemin
Kalkan olur mazlumca
Bıraktıgın kızıl bayraklar meydanlarda savaşmakta
İmgeler unutulmadıkça yanacak devrim ateşi
Emzirir bütün analar çocukları
Verir dağlara
Her gün
Korkusuz,militan,yiğit,yoldaşlar
Yüceltir rızkını umudun
Şengülüm
berdan ildan...4.Nisan yağmuru
Bulutların arasında görünür aydınlık
Nisan yağmurları bereket demektir ekmek gibi
Çiçekte tohumları
Devrime bürünmüş birikintiler
Yağmur inmiş bulutlardan
İçmiş suyundan toprak
Parıldar bir ormanın derinliğinde
Sarı çiçek rengidir güneş
Akar yıldız gibi koşar
Rojawa barikatlarında savaşıyordu yaralı sözcükler
Bir ceylan yavrusu yasemin
Kalkan olur mazlumca
Bıraktıgın kızıl bayraklar meydanlarda savaşmakta
İmgeler unutulmadıkça yanacak devrim ateşi
Emzirir bütün analar çocukları
Verir dağlara
Her gün
Korkusuz,militan,yiğit,yoldaşlar
Yüceltir rızkını umudun
Şengülüm
berdan ildan...4.Nisan yağmuru
15 Mart 2014 Cumartesi
İSYAN YÜKLÜ ŞİİRLERİN EMRİNİ BERKİN'DEN
Dünyayı verelim çocuklara hiç değilse bir günlüğüne
allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar
oynasınlar türküler söyliyerek yıldızların arasında
dünyayı çocuklara verelim
kocaman bir elma gibi verelim sıcacık bir ekmek somunu gibi
hiç değilse bir günlüğüne doysunlar
bir günlük de olsa öğrensin dünya arkadaşlığı
çocuklar dünyayı alacak elimizden
ölümsüz ağaçlar dikecekler…
Haziran direnişi ve Lice serhildanı halklarımızın şu çagrıyı müjdeliyordu ADALET.Yıllardır ezilenlerin gözyaşlarında,ağıtlarında biriken zılgıtlar azadi,serhildan,direnişe bilendi.O başkaldırı ruhunda yaşamlarını yitirenler çocuklar zafer işaretleri için Ayağa kalkın talimatı verdiler.Sömürgeci faşist diktatörlüğün kurşunlarına,gazlarına,Tomalarına karşı tek yumruk tek barikat halinde yoldaşlık sevgisine büründüler.
ey aç bebelerin, dirençli çocukları
ey bir sesin yankısında kalanlar
ey terini toprağa katan ustalar
ey bağrımıza bastığımız deli sevda
siz ki anlardınız o aşkın dilinden
uzakta olsa bir umut adına
siz ki bilirdiniz coşkuyla sevmesini
gelecek uğruna ölürcesine
kızgın bir demiri dövercesine
ve tarihin en güzel yapraklarını
güneşin parmağıyla çevirircesine
siz bilirdiniz sevmesini
zora direnirken yüreklerde söylenen
o büyülü şarkılar sustu bilinsin
ve hatta demiri çürüten bilekler
mühürlendi gün ve güneş denilsin
sis de bilirsiniz o kır çiçeklerini
özgürlük renginde sevgiyle açarlar
hangi rüzgar dağıtırsa dağıtsın
düştükleri yerde yeniden çoğalılarlar
sabrın çiçeklerini açtığı yerden
asla kapanmaz yaşanan defter
çünkü tarihin en güzel yerinde
son sözünü hep direnenler söyler
Adalet ve Özgürlük için katil devlet,katil AKP sloganlarıyla düşman karargahlarına omuz omuza yürüdüler.Ali İsmail Korkmaz,Aptullah Cömert,Mehmet Ayvalıtaş,Ahmet Atakan,Ethem Sarısülük,Medeni Yıldırım,Hasan Ferit Gedik ve Berkin Elvan sizleri kardeş kardeş dövüşmeye çagırıyorlar.Toplumsal adalet için hesap sorun diyorlar.Haziran direnişi,Lice direnişi,Rojawa devrimci ruhunu kuşananlar şimdi devrim ve sosyalizm için sokakları kuşanın.Yakılan ormanlar ve evler için,Hrant için,Sivas ve Gazi,Ümraniye,19 aralık için,Kayıp ve şehit anaları için,Ceylanlar,Ugurlar,Berkinler için.Edibese rawe bindest...Artık ADALET,Özgürlük ve hesap sorma zamanı.......
Çok olun, çocuklar, çok olun,
yüzlerce olun, binlerce olun, onbinlerce.
Daha çok olun, daha çok olun,
yapraklar kadar, balıklar kadar çok olun.
Bu dünya ne tek tek yaşamakta,
bu dünya ne rakının, ne şarabın içinde,
bu dünya ne parada, ne pulda,
ne kalleşlikte, ne zulümde.
Bu dünya aşkın içinde, alın terinde.
Çok olun, çocuklar, çok olun,
el ele verin, çocuklar, el ele,
yaşayın dünyayı doya doya,
açın kapıları, camları güneşe,
ne yeise kapılın, ne korkuya,
çok olun, çocuklar, çok olun,
el ele verin, çocuklar, el ele.
Güneşin ve ateşin ülkesinin çocuğu.O korkusuzluğuyla cesaretini kuşanarak sokağa çıktı.Seyid Rıza soyundaydı Berkin,dostunu,düşmanı Okmeydanı gecekondularında büyüyerek öğrendi.Berkin minicik elleriyle nasırlı elleriyle umut büyüttü.O 269 gün gözleriyle şafakları bekledi.Ama o uyumayarak uyuyanları uyandırdı..O ekmek için evden çıktığında faşist devletin polisi katletti.Onu ugurlamak için milyonlarca kızıl karınca omuz omuza güneşin ve ateşin ülkesine yolladılar.Her yer berkin her yer direniş....
berdan ildan.15.03.04
11 Mart 2014 Salı
BERKİN YOLDAŞIM OXIRBO
dün gece yıldızlardaydım
merhaba kutup yıldızı
çoban yıldızı
samanyoluna dizilmiş bütün yıldızlar
hep omuz omuza
şiirler geçti eflatun içinde
yasaklı renkler arasında
hayde halaya duralım
şafaklar kızıllaşsın diye
devrimi bal eyledin çocuk
devrimcilerin başısağolsun/berkin em te bir nakın
berdan ildan.11.03.2014
dün gece yıldızlardaydım
merhaba kutup yıldızı
çoban yıldızı
samanyoluna dizilmiş bütün yıldızlar
hep omuz omuza
şiirler geçti eflatun içinde
yasaklı renkler arasında
hayde halaya duralım
şafaklar kızıllaşsın diye
devrimi bal eyledin çocuk
devrimcilerin başısağolsun/berkin em te bir nakın
berdan ildan.11.03.2014
30 Ocak 2014 Perşembe
ALAMUT KALESİ PRATİGİ KOLLEKTİFLEŞTİRİLMELİDİR
Okunan kitaplardan dersler ve deneyimler çıkartılması,birikim ve tecrübelerin sistemleştirilmesi yoluyla devrimci çalışmalarımız ortaya çıkartacagı sorunları çözmemizde,hata ve eksikliklerimizin giderilmesi amacı taşımaktadır.Deneyim aktarımı devrimci bir görev olduğu kadarda ideolojik bir sorundur.O yüzden Haşhaşiler ve Alamut Kalesinin bize bıraktıgı miras devrimcilerin savunacakları devrimci şiddetin meşrulugunu savunmaktır.
Alamut Kalesinin deneyimleri kolay ve egiticidir.Örnekleriyle devrimcilerin baş ucu kitabıdır Alamut Kalesi ve Hasan Sabbah'ın fedaileri dünde vardı bu günde diyalektik tarihsel bir olgu olarak sömürgeci faşist diktatörlüklere karşı savaşıyorlar.AKP faşizminin devrimcileri Haşhaşilere benzetmesi boşuna değildir.Oysaki Haşhaşiler zülme karşı direngenlikleri ve fedakarlıklarıyla biliyoruz.
Özgürlüklerin ve ülken için dövüşmek meşru ve devrimci bir eylemdir.
Tüm dünya emperyalistlerinin her yüz yılda hedefledikleri ALAMUT KALESİNDEKİ adil,eşitlikçi toplumsal düzendir.1214 yıllarında feda eylemcilerine karşı koyanlar bu gün sömürü ve zülme karşı direnenlere karşıda aynı argümanlarla saldırıyorlar.İşkence direnen,teslim olmayan,sokakta çarpışanları boşuna Haşhaşilere benzetmiyorlar.Korkuyorlar o yüzden tarih çarptıcıları iş başındalar.
Coğrayamızın bir ayaklanmalar tarihi olduğunu unutmadan Kemalizme karşı çıplak bedenlerle direnenlerin tarihidir.Her ayaklanmada olduğu gibi HAŞHAŞİLER feda eylemlerini kendi somut koşulları içinde Mogol istilacılarına karşı devrimci direnişin rolü olarak okumak gerekiyor.
HASAN SABBAH mülkiyet ilişkilerinin esas temel üretim aracı olan topraksızlara toprak/adalet ve özgürlük hareketi olarak bakmak gerekiyor.ALAMUT KALESİ ezilenlerin ortak mülkiyetidir,özel mülkityet hareketi değildir...
Bir kez daha ALAMUT KALESİ ve Hasan Sabbah ile Haşhaşilerin ölümsüzlük iksirinden beslenmek onurdur.
berdan ildan
Okunan kitaplardan dersler ve deneyimler çıkartılması,birikim ve tecrübelerin sistemleştirilmesi yoluyla devrimci çalışmalarımız ortaya çıkartacagı sorunları çözmemizde,hata ve eksikliklerimizin giderilmesi amacı taşımaktadır.Deneyim aktarımı devrimci bir görev olduğu kadarda ideolojik bir sorundur.O yüzden Haşhaşiler ve Alamut Kalesinin bize bıraktıgı miras devrimcilerin savunacakları devrimci şiddetin meşrulugunu savunmaktır.
Alamut Kalesinin deneyimleri kolay ve egiticidir.Örnekleriyle devrimcilerin baş ucu kitabıdır Alamut Kalesi ve Hasan Sabbah'ın fedaileri dünde vardı bu günde diyalektik tarihsel bir olgu olarak sömürgeci faşist diktatörlüklere karşı savaşıyorlar.AKP faşizminin devrimcileri Haşhaşilere benzetmesi boşuna değildir.Oysaki Haşhaşiler zülme karşı direngenlikleri ve fedakarlıklarıyla biliyoruz.
Özgürlüklerin ve ülken için dövüşmek meşru ve devrimci bir eylemdir.
Tüm dünya emperyalistlerinin her yüz yılda hedefledikleri ALAMUT KALESİNDEKİ adil,eşitlikçi toplumsal düzendir.1214 yıllarında feda eylemcilerine karşı koyanlar bu gün sömürü ve zülme karşı direnenlere karşıda aynı argümanlarla saldırıyorlar.İşkence direnen,teslim olmayan,sokakta çarpışanları boşuna Haşhaşilere benzetmiyorlar.Korkuyorlar o yüzden tarih çarptıcıları iş başındalar.
Coğrayamızın bir ayaklanmalar tarihi olduğunu unutmadan Kemalizme karşı çıplak bedenlerle direnenlerin tarihidir.Her ayaklanmada olduğu gibi HAŞHAŞİLER feda eylemlerini kendi somut koşulları içinde Mogol istilacılarına karşı devrimci direnişin rolü olarak okumak gerekiyor.
HASAN SABBAH mülkiyet ilişkilerinin esas temel üretim aracı olan topraksızlara toprak/adalet ve özgürlük hareketi olarak bakmak gerekiyor.ALAMUT KALESİ ezilenlerin ortak mülkiyetidir,özel mülkityet hareketi değildir...
Bir kez daha ALAMUT KALESİ ve Hasan Sabbah ile Haşhaşilerin ölümsüzlük iksirinden beslenmek onurdur.
berdan ildan
30 Aralık 2013 Pazartesi
O HEP DEVRİMCİ BİR HÜCREYDİ DÜŞLERİMİZDE
Munzur hep hüzünlü akar,Laç deresinden birikir
acıların gözyaşları,umut,direnç,aşk,sevda kendi düşlerimizde hep
sakladığımız.Her yağmur sağanaklarında aktık derinliklerine ülkemizin.O
yüce güneş ülkesinin tüm gidenleri
için.Her kayan yıldız bir başka yıldıza ver verirken o hep kendini siper
etti.Amed zindanlarında tek direnen kadın oydu yoldaşlarına kol kanat
geren.Her devrimcinin bilincindeki o heyacandı.Her devrimcinin
hayalinceki Sara.Partinin göz bebegiydi/O sara yoldaştı.
İşte bazıları yagmurlar gibi sessiz akar topraklara,O gümbür gümbür aktı.Onun lugatında kendini beğenmişlik asla yoktur.O devrimci pratiğin ta kendisidir.Gözleriyle Dersim sözleriyle Munzur'dur o.Onun sözcüklerine kulak verdiğimizde o hep ya hewal sen bu konuda ne düşünüyorsun diye sual eylerdi farkı olan yanıyla.Onu Çewlik Karerde,onu Elazizde,onu yaşamın her yerindeki hızını görürdük.O bitimsiz bir aşk masalıydı Munzur gözelerde.
O mütavazi Sara yoldaştı,O baştan başa kızılbaş bir imgeydi sosyalizmin.Gürültüsüzce akan bir ırmaktı sadece o.Söylemindeki yoldaşlık,pyalaşımcı yanı,birleştirici özelliğiyle....
BİR ANEKDOT...
Şemzinan direnişçisi Ekin Morsümbül anmasında söylediği yoldaş uzunca dönemdir bu topraklardayım ama şimdiye kadar örgütlenen en devrimci eyleme tanık oldum sözüyle hep onurlanmışımdır.Evet öyledir ki yaşamlarında dimdik sömürgeciliğe karşı direnen tüm yoldaşlarımız onuru hep onurumuzdur.....
..İşte Sara yoldaş nerde zor bir görev varsa o her yerdeydi.Ve devrimin sınırı yoktur.O yaşam klavuzumuzdur.O devrim,sosyalizm ile ÖZGÜR KÜRDİSTANDIR SAİT KIRMIZITOPRAK direncinde....
berdan ildan
İşte bazıları yagmurlar gibi sessiz akar topraklara,O gümbür gümbür aktı.Onun lugatında kendini beğenmişlik asla yoktur.O devrimci pratiğin ta kendisidir.Gözleriyle Dersim sözleriyle Munzur'dur o.Onun sözcüklerine kulak verdiğimizde o hep ya hewal sen bu konuda ne düşünüyorsun diye sual eylerdi farkı olan yanıyla.Onu Çewlik Karerde,onu Elazizde,onu yaşamın her yerindeki hızını görürdük.O bitimsiz bir aşk masalıydı Munzur gözelerde.
O mütavazi Sara yoldaştı,O baştan başa kızılbaş bir imgeydi sosyalizmin.Gürültüsüzce akan bir ırmaktı sadece o.Söylemindeki yoldaşlık,pyalaşımcı yanı,birleştirici özelliğiyle....
BİR ANEKDOT...
Şemzinan direnişçisi Ekin Morsümbül anmasında söylediği yoldaş uzunca dönemdir bu topraklardayım ama şimdiye kadar örgütlenen en devrimci eyleme tanık oldum sözüyle hep onurlanmışımdır.Evet öyledir ki yaşamlarında dimdik sömürgeciliğe karşı direnen tüm yoldaşlarımız onuru hep onurumuzdur.....
..İşte Sara yoldaş nerde zor bir görev varsa o her yerdeydi.Ve devrimin sınırı yoktur.O yaşam klavuzumuzdur.O devrim,sosyalizm ile ÖZGÜR KÜRDİSTANDIR SAİT KIRMIZITOPRAK direncinde....
berdan ildan
VALDEMORO GÜNLÜĞÜNDEN BİR DİP NOT
Günlük yazmaya karar vermiştim, katinden bir defter ve kalem aldım,
esir alındığımda cebimde elli lira vardı. Üç gün sorguda kaldım, açlık
grevindeydim, zaman geçmek bilmiyordu, bende kendi zaman tünelimde
yolculuklara çıktım. Bizim haritamız görünmeyen acılarla dolu,
coğrafyamızın dağlarında dolaşmak, çocukluğumuzdaki anılara dalmak
gözaltında vakit geçirmenin en güzel yanı, bir yandan anılarla
gülümserken, diğer yandan seanslarla dans etmek. Gözaltının üç günü zor
geldi bana yine her gözaltında yaptığım gibi sigarayı bıraktım.
Tutuklanıp Valdemoro zindanına geldiğimde tam bir hafta geçmişti. Franco
faşizminin yüksek güvenlikli cezaevi. Sonra yavaş yavaş günlerimi
planladım. Sabah sekizde kahvaltı, ardından 30 dakika koşu ve kültür
fizik, saat 10′da çay molası sallama çay. 11. 1 arası kitap okuma. Saat
3′te hücrede yazı yazma vakti. . . . .
. . .
BİR YOK ETME İMPARATORLUĞU OLARAK İSPANYA
Vatikan entrikaların, ölümlerin, dünya üzerinde yaşanan binlerce acının yeri. Bu yok etme ögretisine göre” Vatikan’da bilenen şeyler öbür dünyada bile açıklanmaz. Batı Avrupa topraklarında yaşanan tüm zulümlerin özelliklede Opus dei ” Tanrı İşleri” dünya çapında illegal örgütlü faşist örgütlenme, dünyanın her yerinde, siyasi, kültürel ve ekonomik güçlü kolları vardır. Milyonlarca hücresi vardır. İspanya iç savaşında Franco’nun iktidar taşınmasında, ve Kızıl Tugaylar’a karşı Franco faşizmin destecisidir. Türk Gladyosunun tetikleri M. Ali Ağca, M. Agar, Haluk Kırcı, Aptullah Çatlı bu örgütün Türkiyedeki tetikçileridirler. Latin Americada yaşanan tüm darbelerin destekçisidir de. Faşist darbelerde elde ettikleri ekonomiyle geniş alanlara hükmederler. . . Maya’nın Günlüğü Kitabını okuyanlar bilir Şili Pinochet döneminde sermaye edinirler. Allende yıkarlar. İsabele Allende çarpıcı anlatımlarıyla Latin America halklarının nasıl tarumar edildiklerine tanık oluruz. . .
. . . . .
Valdemora zindanı Madrid’e 45 dakika uzaklıkta çok uzak bir yer olarak algılanıyor, bazen insanın bulundugu alanı tasvir etmesi imkansızlaşıyor, ne kadar mesafede olduğumu anlamaya çalışarak hücre tipi cezaevi arabasından camdan gök yüzüne bakarak nerde olduğumu kestirmeye çalışıyorum. Oto yolların karmaşası, ellerimin kelepçeli oluşu, araba sarsılırken toprak hendekleri aştığımı düşünüyorum, ellerimde platik kelepçe izi kalıyor, damarlarımda kan dolaşımı duruyor sanki, ellerim karıncalaşmaya başlıyor. Çok geçmeden yer yüzünün ve yer yüzünün tam kesiştiği Haziran sıcaklıkların ring aracında kan ter içinde bıraktığı binlerce devrimcinin hapsedildiği Valdemora hapishanesi göründü. . .
. . . .
günlükten bir dip not
. . .
BİR YOK ETME İMPARATORLUĞU OLARAK İSPANYA
Vatikan entrikaların, ölümlerin, dünya üzerinde yaşanan binlerce acının yeri. Bu yok etme ögretisine göre” Vatikan’da bilenen şeyler öbür dünyada bile açıklanmaz. Batı Avrupa topraklarında yaşanan tüm zulümlerin özelliklede Opus dei ” Tanrı İşleri” dünya çapında illegal örgütlü faşist örgütlenme, dünyanın her yerinde, siyasi, kültürel ve ekonomik güçlü kolları vardır. Milyonlarca hücresi vardır. İspanya iç savaşında Franco’nun iktidar taşınmasında, ve Kızıl Tugaylar’a karşı Franco faşizmin destecisidir. Türk Gladyosunun tetikleri M. Ali Ağca, M. Agar, Haluk Kırcı, Aptullah Çatlı bu örgütün Türkiyedeki tetikçileridirler. Latin Americada yaşanan tüm darbelerin destekçisidir de. Faşist darbelerde elde ettikleri ekonomiyle geniş alanlara hükmederler. . . Maya’nın Günlüğü Kitabını okuyanlar bilir Şili Pinochet döneminde sermaye edinirler. Allende yıkarlar. İsabele Allende çarpıcı anlatımlarıyla Latin America halklarının nasıl tarumar edildiklerine tanık oluruz. . .
. . . . .
Valdemora zindanı Madrid’e 45 dakika uzaklıkta çok uzak bir yer olarak algılanıyor, bazen insanın bulundugu alanı tasvir etmesi imkansızlaşıyor, ne kadar mesafede olduğumu anlamaya çalışarak hücre tipi cezaevi arabasından camdan gök yüzüne bakarak nerde olduğumu kestirmeye çalışıyorum. Oto yolların karmaşası, ellerimin kelepçeli oluşu, araba sarsılırken toprak hendekleri aştığımı düşünüyorum, ellerimde platik kelepçe izi kalıyor, damarlarımda kan dolaşımı duruyor sanki, ellerim karıncalaşmaya başlıyor. Çok geçmeden yer yüzünün ve yer yüzünün tam kesiştiği Haziran sıcaklıkların ring aracında kan ter içinde bıraktığı binlerce devrimcinin hapsedildiği Valdemora hapishanesi göründü. . .
. . . .
günlükten bir dip not
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


.jpg)
.jpg)
.jpg)



