27 Haziran 2010 Pazar

Daglar Reyhan Kokacam MI ?


Daglar reyhan kokacam mi ?
Küçük solgun gül!
Bordadan esen hoyrat yel
perişan etti seni!
yaprakların sanki
...bir liman yosmasının
sırtına giydikleri --
birden saldırıverdi.

Güvercinler sabahin coskusuyla uyanmis gökyüzünde sinirsizca,özgürce ucuyorlardi.Reyhan'da erkende uyanmis pencere kenarindan ki ranzasinda kitap okuyordu Firari Kahkahalar,demir parmakliklar ardindan günes tel örgüleri asmis yatagin üzerine isinlarini salmisti ki Eryhan kahkalara bölündü.Firari Kahkahalarin bir bölümüne gülüyordu Sakarya cezaevinde yasanan bir olaya.Hücresinde ki kahkahalara diger tutsaklar bir anlam veremeden kogusa dolustular.Reyhan hala gülüyordu.Hayal kirikligina ugramis gardiyanlar ise kafayi yedi diye düsünmüsler Reyhan icin.

Ya yoldaslar ne güzel bir gün zindan da zindanlarda ki kahkahalar gülüyorum bu sabah günes tepemizdeyken.
Hissetti de kendini
bir süre belki bitkin,
istedi gizli kıvrımlarında
biraz soluk alsın.
Ama kokun onu öyle büyüledi,
öylesine geçirdi ki kendinden:
köpürdü coştu birden,
duyduğu hazla ezdi seni;
öptüm diye böbürlenmede
ürkmüş otlarda eserken gene......Wolfgang Borchert.

Reyhan alt kattaki kahvalti hazirlayan Gülizarin ugultusunu duyunca dogruca asagiya indi,biliyormusun Güle Orhan yoldas kitap cikartmis Firari Kahkahalar.Kahvaltiyi hazirlayan Güle kimse yoksa sirada bitirince ben okumak istiyorum diyerek merdivenlereden cikti.Güle tepsiye doldurdugu kahvaltiyi uzunca dönemdir hasta olan Muhabbet hewale götürüyordu ama daha da neseliydi Güle.

Muhabbet'in yanina vardiginda Kürtce Diyerbekir Mala Mina adli türküyü okuyordu,sesi cok güzel geldi Güle'ye bir birleriyle göz göze geldiklerinde ikisi basti kahkahalari ve basladilar beraber söylemeye.Siki dur Muhabbet Orhan Hewal kitap cikarmis Firari Kahkahalar siyah gözlerinden bir pinar döküldü..Hic bir sey hatirlamiyordu ki daglar Reyhan kokacak mi diye sordu ve dalip gitti.Iskenceci ayiltmaya calisiyordu bayilan hewali Muhabbeti...berdan ildan

16 Haziran 2010 Çarşamba

haziran..siir


Haziran

sevdaniz amansiz onbes haziran
bir tutku yasamak denen illet
aska nikahlanmak
...gelecege sevdanlanmak
yani ölüme meydan okumak
dise dis
sairin dedigi gibi
hala sürüyor duygu devrimimiz
vazanya yitik ismin simdi
hala izini sürüyor asrin cocuklari
ötekiler öldürülmesin diye
gecmisten gelecege yürüyor haziran
benim adima
umuda ait özlem adina
umudun güncesini tutuyor Devrim adli cocuk zindan da
safak denize
sevdali kulaclar atiyor
günesin iz düsümü aciyor
gelecegin muslu haberleri geliyor
diyorlar ki gözlerinizden öpüyoruz sonrasi yasaklidir diye karalanmis
sonunda tam bir yil sonra karalanan yerde su cümle yaziyorrmus"gülüsünüz haziranca olsun" o söyledi
devrim
sevdaniz amansiz ve kati
bitmedi daha sürüyor o kavga..

berdan ildan

14 Haziran 2010 Pazartesi

dilemin...1


Dilemin...1

Kîngê dilê min dikete şahdemarê janê
Min çavek dît ku tê de mirovek digîre ..Burjuvazi,
kavgaya davet etti bizi
...davetleri kabülümüzdür
biz nasil bilirsek hep bir agizdan gülmesini,
Biliriz,öylece yasamasini ölmesini,
Hepimiz -birimiz icin
Birimiz-hepimiz icin ..Giristeki siirin vurgulayip Nazim yoldasin kavgaya davet siiri karanlik gecelerin ac düsünceye ilham,düsünce safaklarinda bilgiye tok insan gibi olunan siirler.Malumunuz sevdaliniz devrimcidir,emegin herkesin yetenegine,gereksinmelerine ve kendi yazgisini belirleme ilkesini benimseyen devrimci yüreklerin isidir.Fesatcilari,ihanetcilerin,hainlerin,isbirlikci leri,ekmegimize kan akitan sövenist asklarin,düsünce tasarimlarinda yalan,ellerinde her türlü kirlilik,dillerinde yalan dolan,malumunuz sevdalara camur atmak icin hep pusudadirlar,sevgileri,asklari,sevdalari hep kittir bu gibilerinin....
Be hey !
Kaburgalarinda ates bir yürek yerine
Idare lambasi yanan adam
Be hey armut satar gibi...Sevda gibi bu yüce ask halini Nazim cok iyi anlatmis yine,ama iste bu malumunuz devrimci sevdaninda icin bosaltarak harac mezat satanlara hep sözümüz,gocunmayin agalar beyler derken Ahmed Kaya Kocero türküsünde insani kücültmeyi marifet sayanlara sitem eder.Bir birleriyle ilgisiz cesitli düsünüs tarzlari,dostluklari,arkadasliklari,yoldasliklari,sekillenisleri,davranislari ask adi altinda hep yüceltilmeye calisilir.Örnek vermek gerekirse sevdigi kadini yada erkegi sahiplenilirken cok sevdigi düsünülür,ask haline böyle monotonca yaklasanin sevgisi tükenmistir bastan demek daha dogru olur,bu gibilerinin ask tasarimlari ask kurnazligi ile yürütülerek ask aslina asagilanir.Can Yücel ise aski su siirle söyle tavirlerken bizi dogrular niteliktedir...Sırtımda çıplak
Islak nefesin
Bi gidip bi geliyor

Biz senlen yatmıyoruz ki
Yaşamıyoruz da
Hep yarışıyoruz
Sen mi ben mi
Önce kim
Ölümü öldürecek diye. Aski temelsizligine vurgu yapar Canbaba.Kisiler;iki kisilik dünyalarinda bitmeyecek düs sokaginda olduklarini söylerler ve asklarin bitmeyecegine inanirlar,iste o düs dünyasinda bir insanlik güzelligini barindirmiyorsa bir gün bitmek zorunda.Enver Gökce yoldas ise Dost siirnde devrimci askai söyle imgelemis...Bizsiz Ilgaz'ın çam ormanları güzel değildir
Hayda günlerim hayda !
Sırtını düşmana verdikçe
Murat dağları güzel değildir.
Dost dost ille kavga !
Biz olmazsak gökyüzü, biz olmazsak üzüm,
Biz olmazsak üzüm göz, kömür göz, ela göz;
Biz olmazsak ray, dönen tekerlek, yıkanan buğday,
Ayın on beşi ;
Biz olmazsak Taşova'nın tütünü, Kütahya'nın çinisi,
Yani bizsiz
Anne dizi, kardeş dizi, yar dizi
Güzel değildir. Iste bizim düsümüze atif,eger toplumsal mücadele süreclerinde sinanmamissa ask,sistemin yozlastirdigi toplumun yasama tarzlarindan bir devrimci ask hali iliskisi yaratilamaz.Iste o zaman ask,degistirmek ve degismektir.Asik oldugunu söyleyen her kisi ötekilestirilmis insanlari sevdigine davrandigindan farkli davraniyorsa,yani oldugu gibi degil yalandan,dolandan yapiyorsa aski kisirdir.Iste sevdigi insana dünyadaki en güzel cicekleri vermek istiyorsa ve bu güzel cicekleri baskalari icinde istemek aklindan gecmiyorsa.Iste burada ask hali aramak aldatmacadan ibarettir.Ahmed Arif hewal ise sevdayi daha da devrimci imgeler yaratarak söyle aski tasfirler....
Terk etmedi sevdan beni,
Aç kaldım, susuz kaldım.
Hayın, karanlıktı gece.
Can garip, can suskun
Can paramparça...
Ve ellerim kelepçede,
Tütünsüz, uykusuz kaldım,
Terk etmedi sevdan beni.Sömürgeci rejimin ask halleri degistirilmedigi sürece aski oyalamaktan tüketmekten baska bir ise yaramaz,ve bir sönen yildizdir artik topraga düser.Tipki Necati Siyahikan ögretmenimizin Natasa sirinde ki ask devrimi...
Tüm ışıkları söndürdüler
birer birer
Tüm çeşmelere
kilit vurdular
Güneşi hapsettiler
Ve seni
yıldızların karanlığında
yatamaya
tutsak ettiler.
Sen ki
Burjuva züppeleri nezdinde
salonları süsleyen
bir gül
Ve proleter sınıfından
bir emekçisin
İstesen
senin için
sönen mumlar
birer birer
yanabilir
Kilit vurulmuş çeşmeler
gürül gürül
akabilir....Bizim sevgimiz sögüdün Peri suyuna düsen siuledi gibi,none germ,barisin Cewlik'ten dogus gibi,özgürlüge ac tas atan cocuklar gelecegi ask devrimimiz,nehirlerden Munzur suyu icerek özgürlesen Ceylan'lar,Enis'ler,Serzan'larin masumlugu,ölüme meydan okuyan devrimci kadinlarin tililisi....ask halimiz...

berdan ildan

Umudun adi


Umudun adi

Nazim Hikmet Rubailar adli calismasinda"ben bir insanim,ben,Türk sairi komünist Nazim Hikmet,ben
tepeden tirnaga iman,
tepeden tirnaga kavga ve ümitten ibaret ben..der.Uzun ve insanlasma mücadelesi yolunda yürüyen bizlerin resimdeki ortak iradesine benzettim bu resimi.Nasil mi ? Simdiye kadar gecirdigimiz tüm y...asam damarlarimizi yeniden gözlemleyerek,yeniden sorgulayarak bu sonuca varabilmek icin kahin olmaya gerek yok sanirim.Yasadigimiz en önemli esas sorunlardan birisi yasama dair umud olmak.Kendi icimizdeki ic dinamikleri cevremiz,ailemiz,bulundugumuz ortam,yani bu yasamsal insanlasma süreci bizleri deneme,ve yahut yanilsama hakki tanimamistir.Hayatimizin bir cok alanindan oldugu gibi bir kimliksel arayis"umud"i icinde ailemiz ve yasadigimiz toplum tarafindan dayatilan kimliksel statüye kavusturulmusuz,yani bize dogdugumuzda secme hakki tanínmamis.Sömürgeci emperyalist barbarlik düzeni zorakilestirilmis kimligin icine sokulmusuz.

Ailemizin ve burjuva demokratik kazanimlar deyim yerindeyse toplumun dogrulari bizide kapsayarak bizim dogrularimiz olmustur.Düsün tasarimlarimizi ailelerimizle uyusursa onay görür.Ve böylelikle Ailenin Özel Mülkiyetinin ilk dayatmalari aman kizim,aman oglum diyerek kendilerine bagimli hale getirirler.Derin devletin bu en kücük sosyalojik kölelestirme birimi mukaddes kutsal görevini yerine getirmis olur.Bireysel ihtiyaclarimiz,farkliliklarimiz.ilgi alanlarimiz,yetenek ve önceliklerimiz dikkate alinmadan tepeden inme yasalarla egemen sömürücülerin isi artik kolaylastirilir.Hayatimiz artik modern köleler düzenin dorulari ile yasamaya mahkum edilen insanlar olmaya baslariz,sonra gerici,fasist,sömürgeci egitim programlari uygulamaya sokulunca is isten gecmis olur ve asama gerceklesmis olur...

Ve gün gelecek devran dönecek bu cirkin pis görevi biz ele alacagiz.Sistemin tüm dayatmalarina gelecek nesillere aktarimina biz alet olacagiz,yani modern köleler gibi yeni nesillere bu gerici tasarimlarin aktarimin bizi kullanarak basaracaklar,yani egemenlerin nihai hedefi iste sorgulamayan,sormaya,duymayan,boyun egen bir umud kirma operasyonu basarilmis olacak.Bunu engellemek yine bizlerin elinde nasil mi ? Icinden gectigimizi bu umudlarimizi kirma operasyonlarina,mutsuz,amacsiz,umutsuz kilip,elimizi kolumuzu bagliyorsa,iste bu yasadigimiz sikintilar yada resimde ki gibi dostlarimiz bizi uyandiriyorlardir.Cünkü bu dost yüklü resimler ve insanlasma duygularimiz bize neler oluyoru sorgulatacaktir,yasami yeniden asiri dozda ask devrimi gibi sorgulayacagiz,mesaji alip bulundugumuz kimliksizlikten kurtulacak ilk veri olacaktir.
Tüm iliskilerimiz de bir sürec baslayacaktir,bu boyuttan sonra bagimlilik iliskisi bir degisime ugrayacak,bilnc insanlasma tasarimimiz bir ciglik gibi haykiracak ben de varim diye bagiracagiz.Kimsey bagimli olmadan,yada feodalist tortularin bir uzantisi olmayip,kendi basimiza karar verecek,ayakta duracak,dayatilanlari red edecek,kabul etmeyip,sorgulayip dogru kararlar alacagimiz bireyler olacagiz.Yasamimizin esasi karar verme isleyisi üzerine kurulduguna göre.tüm iliskilerimizde karar verme eylemimizi etkileyecektir.Bagimliliktan kurtulacagiz..

berdan ildan

10 Haziran 2010 Perşembe

Onyedi kizil karanfil..onyedilere agit.siir


Daglar taniktir kirmizi güllerin vurulduguna
sokaklar taniktir direnislere
mercan sahittir
hücremiz sahitti aclik grevimize
oy yedi haziran
...yaprak sensiz dökü verdi
rüzgar öncesinden
hava döndü
onyedi kizil karanfil
onyedi haziran
sabahi yola ciktilar
yanlarinda rodrigolari
safak vakti kalandan
omuz omuzaydilar
sömürgeci katiller
isbirlikci usaklar pusudaydi
ellerinde kalemleri
dillerinde ölüm orucu
gözlerinde o yasam tebessümü
su dersimin daglari
caye berbana
daha cok arinmak
daha cok bilenmek
silahlar ölüm kusmaya basladi
kan kirmiziydi mercan
onyedi cangöz düstüler onyedi haziran....

...sevgili hücre arkadasim aclik grevi yoldasim Cafer ve onyedi hewale..

berdan ildan

Yoruma davet


Kavgayi,düsleri ve zaferleri büyütelim dayanisma bilincimizle.

Mümkünü yok ,biz kazanacagiz siari ile yola cikan grup yorum kizil meydanlari zapt ederek tam yirmibes yildir hic durmadan dalga dalga yayilan bir eylem hattidir.Pankratlariyla sokaklarda özgürlük arayanlarin mücadelesinde hep onlarin ezgileri vardi.

Onlarca carpismada,diren...iste,grevde,halayda,dayanismada onlari soluklarini hep yani basimizda his ettik.Yine kendine has tarzlari ile 12 Haziranda bagdas kuracaklar emekci kalplerimize.Gögüs gögüse yürüttükleri bu yirmibes yillik mücadeleye cok seyleri sigdirdilar.
Güzel günler görüyoruz.Kavga dolu günler.Önümüzde daha da güzel kavga dolu günler var,var olacak,bizi bekliyor GRUP YORUM.Pazarliksiz dalmak gerekiyor devrimci okyonusun düslerine.Ama inancla ve bilincle.
Ama dayanismaya ihtiyac var,yasamin her alaninda oldugu gibi,dünyayi degistirme ve güzellestirme eylemide dayanismadan gecer.Sizlerin yaratmis oldugu ve onlarin bu hünerli elleriniden ezgilerine ses ol,isik,dayanisma ol.

Ama unutmayalim,devrim yaratici bilincin,sizlerin özverisi üzerinden gelisecektir.

Grup Yorum ve tüm sevenlerine merhaba,rojbas

berdan ildan

8 Haziran 2010 Salı

ciglik..siir


Ciglik

kulak verin...duyuyormusunuz ?
dört bir yandan geliyorlar
sesleri
...siirleri
ve türküleri
ve baris sloganlariyla
Amed'den
Dersimden
Cewlikten
Tokat'tan
Manisa'dan
Wan'dan
Cewlik'ten
Istanbul sokaklarindan
karanlik delhizlerden cikar gibi,
omuz omuza
parca parca
belliki kayip bedenlerin cigligi
hala duymuyormusunuz ?
yürekleriniz tastan mi ?
biz yüregimizde duyuyoruz;bu icli bir ezgi degil sokaklarda yankilanan
bu icimizde yankilaniyor
daha da büyüyerek bizden cikmak istiyor ciglik
eger cikmazsa bizide parcalayacak
yok edecek
insanligimizdan cok sey alacak cigliksizlik...berdan ildan