6 Mart 2016 Pazar

İVANA

    Bütün devrimcilerin boynun borcu , onlar halk için ölürler, bazıları direnmeden ölür, onlar direnerek yaşamaya devam ederler tıpkı Süleyman Yeter gibi. Aptullah Öcalan esir alındığında sessizliğe bürünenler çağrısı hala güncel devrimci artçı depremler yaratıyor, İşte Rojawa, İşte Nusaybin Süleymanlaşmanın Hasanca, Ahmet Metince, Ali Ekber Bahadırcan, Serkan, Yasemin, Yılmaz, Yeliz, Sibel, Nejat Suphi,Emre, Büşra, Polen, Okan, Arin,Yeterce direniştir. O yüzden ÖLÜMSÜZDÜRLER.
    ...
      Güneşe bak İvana
      Haydi gülümse

24 Şubat 2016 Çarşamba

KARER

                Karerbaba bulutla güneş arası, pirleri, Xızırları, Niyazları, masalların ve tarihin anekdotlarına terkedilmiş, asırlardır binlerce çiçek yetiştirip dağlara vermişler, kimi zaman mezarlıkları dahi olmamış...
                Dersim üç bin yıllık hasret, Munzur'a uzanan Hesarbaba maviliğinde buluşurlar, sudan suya damlayan kızıl nehir... Sömürgeliğin yok ettiği taşların tarihi...
                  Tamda budur, zılgıtların sesini duyan, her mevsimde, her an yaşanan, insanın aşık olacağı, uğruna Mem Ü Zin yaşadığına tanıklık edebileceği özne de budur işte..
                  ...

                    Dağ için teorik merak
                    Sömürgeciliğin kalıntısı.
                    ...
                      Teberiklerin ve niyazların ardında
                      semahın onuru.
                      Umudumuz Asme'de keskin bir bıçak gibi
                      Tüm ihanetlere rağmen devrimin teorik, pratik beyannamesi, ölümün alacakaranlığında özgür Kürdistan.
                      ....
                        Kırmızı arabanın içinde umutlar, savaş kan kokar, birinci, ikinci arasında üçüncü, çocuklar düş kurmadan öldürülür akbabaların eliyle, kanları içilir ve ekranlardan kan susar uzatmalı itin biri, güneş taşırken kızıl renklerini ihanet tökezleyerek bir çam yarması devrilir, kardelenler Newroza benzer şafakta Cemre.
                        ...
                          Güneş uyurken şafağın koynunda
                          Rüzgar fısıldar
                          Bu görünmeyen dağlarda
                          Azenyalar gezinir durur ışıkta Korkmasın diye karanlıkta çocuklar.
                          ...
                            Fısıldar rüzgar
                            Düşlerinde anka kuşları
                            Sur kalbidir çocukların
                            Suyu kızılcık şerbeti.
                            ..Ve büyükanalar dağlardan sulara akar
                            Zaman savaşa dönüşür
                            Hasretle buluşur damla
                            Gözlerinin maviliğinde bakarlar hayata
                            Asırlar bağrında toplar...
                            Anadan anaya anlatılan masal.
                            ..
                            Yüreğimi yaseminlere ilikledim bijim/ bulutlar kızgın/ yağmurlar güneşe/ben mavi tulumumu ilikledim/ saygıdan.
                            ...
                            Ses Kardeşlikte
                            Ekmek ve Özgürlüktür
                            ...
                            Ey ölümsüz kır çiçekleri
                            Dağların asi yoldaşlar.......
                            ..
                            berdanildan

13 Şubat 2016 Cumartesi

ŞİİRLERİN GÖZLERİ

şiirler sinmiş geceye,kentler yıkılmış ölülerin üzerine
kimi daha çocuk,kimi kına yakmış genç kadınlar,analar
çırılçıplak şimdi devrim,yüreğimize saplanır,ömrünü verir özgürlüğe çiçekler tam güneş doğunca alacakaranlıkta,şifresi içini döker izlere.....



berdanildan

26 Ocak 2016 Salı

BİN SÖZ

Hangi söz yarenlik edecek
Ölüm çekilirken dört iklime
Kuşları görüyormusun
Kanatlarındaki yarayı
Asmenin feryadını
Suyun üzerinde ki yakamozu
Masalların ninnisini
Eve düşen yıldızları
Gözlerimize akınlar düzenleyen suyu
Ezilir yüreğimizde
O ölüm özgürlüğü
Dört kıtada...........................Yaşar İldan

15 Ekim 2014 Çarşamba

PARAMAZ YOLDAŞ


yıldızlar
şafağa düştü
gözlerinde o asi sevda
örsle vardiya arasız zaman
geceye yürüdü gögebakanlar
denize düştü damlalar


berdan ildan...

29 Ağustos 2014 Cuma









Seni bir barış günü
Ölümlere meydan okuyanların şiirlerinden
Seni Zonguldak Ereğli sokaklarında
Gördüm
Umudu ilmik ilmik örerken
Birlikte yolculuk yaptıgımız otobüste günlük yazar tanıdım
Senin gülüşlerin kavgaydı
Kardeş
Ablaydı
Yoldaş oldun tel örgülere
Metris önlerinden
Gece üzeri firari güvercinlere kanat oldun
Son şiir okudugunda o berbat 1 Eylül'dü
Merdivenlerde canıcehenneme diye bagırıyorun
Bir umut deryası devrimin düşünce gücü
Tarihsel bir ihtilal
DİDAR ABLAM

berdan ildan

10 Temmuz 2014 Perşembe

KIZIMA MEKTUP


BABA SEN NE ZAMAN GELİYORSUN !!!!!

Tutsak düştüğümden beri nerdeyse her gün beni ziyarete geliyordu kızım beni.Ürkekçe geldiği nizamiye kapısında didiklerine kadar aranmak zor geliyordu,ziyaret günleri çok zor baba diyordu biz katlanamıyoruz siz nasıl tahammül ediyorsunuz bu zülme.O gün çok kısa konuşmuştu sanki dili tutulmuş,sözcükleri yutkunmuştu.Ellerini demirparmaklıklara bir şey anlatır gibi daireler çizmişti,bende o esnada onu pür dikkat izliyordum.O ziyaretten sonra ranzaya oturup,havalandırmaya aylarca çıkmadım,yan komşulardan gelen mektupların ardı arkası yoktu.Sonra uzak hücre sakinlerinin bana ulaşmak için besledikleri üç posta güvercininin her gün şafakta pencereme gagalarında taşıdıklarımı notları okuduktan sonra karalamaya başladım.....

O gün tek kişilik Temmuz iki sıcaklıgında,o sessiz zindanda günlük tutmaya karar verdim,neredeyse sabah sporundan sonra akşama kadar her anı karalıyordum.Tek başımaydım bana umutlardan söz eden bir tek kitaplarım vardı.Her gün bir kitapbı bitirip ötekiyle uyanıyordum.Aklıma kalan Baba sen nezaman geliyorsun sözcüğüydü.Tel örgülerdeki serçelere bakıp kızıma her gün mektup yazmaya karar verdim.Bu karalamalarımdan ortaya çıkanları daha paylaşmadım.Kızıma Mektup şiir kitabım işte tamda bu imgelerin varlığıdır.Bütün karanfil çocuklar benim çocuklarımdır/ayrımsız/sınırsız bir güzel dünyada yaşasınlar diyedir.Çocuklar benim yüreğimde oldugu sürece ürkek güvercinlere,ceylanları yazmaya devam edecegim.

Günler ağır ve uzun,ölümlertin günlük olduğu bir coğrafyanın sözcüklerini ifa etmek çok zor/Karanfillere bakıp iç çekerek yazmak ne zordur/aklıma hep dövüşenler gelir o yüzden.Çocukların öldüğünde yıldızlar ne çoktur gecede düşündünüz mü !!! Her akşam gökyüzünde yüselen ay süretiyle ağladınız mı ? Sayfalara dizilmiş oldukça derin izler var,nefesiniz kesilir,ağlamaklı olursunuz ya işte öyle. Yaşanabilir şiirce bir dünya için/şiirler yoldaştır/hewaldır/serhıldandır/wenseremose/Üzerindeki resimler tarihimizdir.O sınandığımız gösteriyor dosta düşmana/Lice,Roboski,Gezi,Soma,Rojawa. o mavi güneş ülkesini görür gibi oluyorum

Yaşar İldan....Kızıma Mektuplara dair bir anekdot....