Hangi söz yarenlik edecek
Ölüm çekilirken dört iklime
Kuşları görüyormusun
Kanatlarındaki yarayı
Asmenin feryadını
Suyun üzerinde ki yakamozu
Masalların ninnisini
Eve düşen yıldızları
Gözlerimize akınlar düzenleyen suyu
Ezilir yüreğimizde
O ölüm özgürlüğü
Dört kıtada...........................Yaşar İldan
26 Ocak 2016 Salı
15 Ekim 2014 Çarşamba
29 Ağustos 2014 Cuma

Seni bir barış günü
Ölümlere meydan okuyanların şiirlerinden
Seni Zonguldak Ereğli sokaklarında
Gördüm
Umudu ilmik ilmik örerken
Birlikte yolculuk yaptıgımız otobüste günlük yazar tanıdım
Senin gülüşlerin kavgaydı
Kardeş
Ablaydı
Yoldaş oldun tel örgülere
Metris önlerinden
Gece üzeri firari güvercinlere kanat oldun
Son şiir okudugunda o berbat 1 Eylül'dü
Merdivenlerde canıcehenneme diye bagırıyorun
Bir umut deryası devrimin düşünce gücü
Tarihsel bir ihtilal
DİDAR ABLAM
berdan ildan
10 Temmuz 2014 Perşembe
KIZIMA MEKTUP
![]() |
| |
BABA SEN NE ZAMAN GELİYORSUN !!!!!
Tutsak düştüğümden beri nerdeyse her gün beni ziyarete geliyordu kızım beni.Ürkekçe geldiği nizamiye kapısında didiklerine kadar aranmak zor geliyordu,ziyaret günleri çok zor baba diyordu biz katlanamıyoruz siz nasıl tahammül ediyorsunuz bu zülme.O gün çok kısa konuşmuştu sanki dili tutulmuş,sözcükleri yutkunmuştu.Ellerini demirparmaklıklara bir şey anlatır gibi daireler çizmişti,bende o esnada onu pür dikkat izliyordum.O ziyaretten sonra ranzaya oturup,havalandırmaya aylarca çıkmadım,yan komşulardan gelen mektupların ardı arkası yoktu.Sonra uzak hücre sakinlerinin bana ulaşmak için besledikleri üç posta güvercininin her gün şafakta pencereme gagalarında taşıdıklarımı notları okuduktan sonra karalamaya başladım.....
O gün tek kişilik Temmuz iki sıcaklıgında,o sessiz zindanda günlük tutmaya karar verdim,neredeyse sabah sporundan sonra akşama kadar her anı karalıyordum.Tek başımaydım bana umutlardan söz eden bir tek kitaplarım vardı.Her gün bir kitapbı bitirip ötekiyle uyanıyordum.Aklıma kalan Baba sen nezaman geliyorsun sözcüğüydü.Tel örgülerdeki serçelere bakıp kızıma her gün mektup yazmaya karar verdim.Bu karalamalarımdan ortaya çıkanları daha paylaşmadım.Kızıma Mektup şiir kitabım işte tamda bu imgelerin varlığıdır.Bütün karanfil çocuklar benim çocuklarımdır/ayrımsız/sınırsız bir güzel dünyada yaşasınlar diyedir.Çocuklar benim yüreğimde oldugu sürece ürkek güvercinlere,ceylanları yazmaya devam edecegim.
Günler ağır ve uzun,ölümlertin günlük olduğu bir coğrafyanın sözcüklerini ifa etmek çok zor/Karanfillere bakıp iç çekerek yazmak ne zordur/aklıma hep dövüşenler gelir o yüzden.Çocukların öldüğünde yıldızlar ne çoktur gecede düşündünüz mü !!! Her akşam gökyüzünde yüselen ay süretiyle ağladınız mı ? Sayfalara dizilmiş oldukça derin izler var,nefesiniz kesilir,ağlamaklı olursunuz ya işte öyle. Yaşanabilir şiirce bir dünya için/şiirler yoldaştır/hewaldır/serhıldandır/wenseremose/Üzerindeki resimler tarihimizdir.O sınandığımız gösteriyor dosta düşmana/Lice,Roboski,Gezi,Soma,Rojawa. o mavi güneş ülkesini görür gibi oluyorum
Yaşar İldan....Kızıma Mektuplara dair bir anekdot....
Tutsak düştüğümden beri nerdeyse her gün beni ziyarete geliyordu kızım beni.Ürkekçe geldiği nizamiye kapısında didiklerine kadar aranmak zor geliyordu,ziyaret günleri çok zor baba diyordu biz katlanamıyoruz siz nasıl tahammül ediyorsunuz bu zülme.O gün çok kısa konuşmuştu sanki dili tutulmuş,sözcükleri yutkunmuştu.Ellerini demirparmaklıklara bir şey anlatır gibi daireler çizmişti,bende o esnada onu pür dikkat izliyordum.O ziyaretten sonra ranzaya oturup,havalandırmaya aylarca çıkmadım,yan komşulardan gelen mektupların ardı arkası yoktu.Sonra uzak hücre sakinlerinin bana ulaşmak için besledikleri üç posta güvercininin her gün şafakta pencereme gagalarında taşıdıklarımı notları okuduktan sonra karalamaya başladım.....
O gün tek kişilik Temmuz iki sıcaklıgında,o sessiz zindanda günlük tutmaya karar verdim,neredeyse sabah sporundan sonra akşama kadar her anı karalıyordum.Tek başımaydım bana umutlardan söz eden bir tek kitaplarım vardı.Her gün bir kitapbı bitirip ötekiyle uyanıyordum.Aklıma kalan Baba sen nezaman geliyorsun sözcüğüydü.Tel örgülerdeki serçelere bakıp kızıma her gün mektup yazmaya karar verdim.Bu karalamalarımdan ortaya çıkanları daha paylaşmadım.Kızıma Mektup şiir kitabım işte tamda bu imgelerin varlığıdır.Bütün karanfil çocuklar benim çocuklarımdır/ayrımsız/sınırsız bir güzel dünyada yaşasınlar diyedir.Çocuklar benim yüreğimde oldugu sürece ürkek güvercinlere,ceylanları yazmaya devam edecegim.
Günler ağır ve uzun,ölümlertin günlük olduğu bir coğrafyanın sözcüklerini ifa etmek çok zor/Karanfillere bakıp iç çekerek yazmak ne zordur/aklıma hep dövüşenler gelir o yüzden.Çocukların öldüğünde yıldızlar ne çoktur gecede düşündünüz mü !!! Her akşam gökyüzünde yüselen ay süretiyle ağladınız mı ? Sayfalara dizilmiş oldukça derin izler var,nefesiniz kesilir,ağlamaklı olursunuz ya işte öyle. Yaşanabilir şiirce bir dünya için/şiirler yoldaştır/hewaldır/serhıldandır/wenseremose/Üzerindeki resimler tarihimizdir.O sınandığımız gösteriyor dosta düşmana/Lice,Roboski,Gezi,Soma,Rojawa. o mavi güneş ülkesini görür gibi oluyorum
Yaşar İldan....Kızıma Mektuplara dair bir anekdot....
28 Haziran 2014 Cumartesi
NAR'A DÖRTLÜKLER
NAR'A DÖRTLÜKLER
öyle bir gün böyle masallarda geçti
narlar güzel ve kızıldır
sözcüklerimin güzelliğinde
aşkımız paldır küldür kozmopolitik imgeler
wa dilemin
hemü gele cihane
dibejim hewiya,aşke azadi
em mü xelke azadine
dileme dıkazı keniya zarokan
dıştık tüne dıxaziyane me
özgürleşmiş bir imge sadece
ak rularda
2013 köln
berdan ildan
27 Haziran 2014 Cuma
TEBERİKE YAZILAN SÖZCÜKLER
12 Haziran 2014 Perşembe
MAHSUS MAHAL
yasak sözcükleri işlediler yüreklerine
aydınlık şafakta
kelebekler zamanını
yıllardı
bir karanfil düştü önce
sonra ardı sıra binlerce gül
oldular şah meran soyunda
aç çocuklar ekmek
haps edilmiş aşklara sevda oldular
düştüler karanlık çaglarda yollar
bu yol o yüzden
umuttur
umutsuzluğa
her damla da nehirlere karışan
o derin denizlerde
bir damlaydılar önce
sonra binlerce
yağmur içinde
devrimin bilgeliğinde
güneş ülkesinde
o sulardan beslendiler
açlık çekmeden
yasak meyvadan yediler
örse varyos
dağlarda ateş oldular
şimdi bütün akarsular
aşklar içinde
kendi anayurduna
yıldızlar gibi akarlar
berdan ildan
yasak sözcükleri işlediler yüreklerine
aydınlık şafakta
kelebekler zamanını
yıllardı
bir karanfil düştü önce
sonra ardı sıra binlerce gül
oldular şah meran soyunda
aç çocuklar ekmek
haps edilmiş aşklara sevda oldular
düştüler karanlık çaglarda yollar
bu yol o yüzden
umuttur
umutsuzluğa
her damla da nehirlere karışan
o derin denizlerde
bir damlaydılar önce
sonra binlerce
yağmur içinde
devrimin bilgeliğinde
güneş ülkesinde
o sulardan beslendiler
açlık çekmeden
yasak meyvadan yediler
örse varyos
dağlarda ateş oldular
şimdi bütün akarsular
aşklar içinde
kendi anayurduna
yıldızlar gibi akarlar
berdan ildan
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





