15 Ekim 2014 Çarşamba

PARAMAZ YOLDAŞ


yıldızlar
şafağa düştü
gözlerinde o asi sevda
örsle vardiya arasız zaman
geceye yürüdü gögebakanlar
denize düştü damlalar


berdan ildan...

29 Ağustos 2014 Cuma









Seni bir barış günü
Ölümlere meydan okuyanların şiirlerinden
Seni Zonguldak Ereğli sokaklarında
Gördüm
Umudu ilmik ilmik örerken
Birlikte yolculuk yaptıgımız otobüste günlük yazar tanıdım
Senin gülüşlerin kavgaydı
Kardeş
Ablaydı
Yoldaş oldun tel örgülere
Metris önlerinden
Gece üzeri firari güvercinlere kanat oldun
Son şiir okudugunda o berbat 1 Eylül'dü
Merdivenlerde canıcehenneme diye bagırıyorun
Bir umut deryası devrimin düşünce gücü
Tarihsel bir ihtilal
DİDAR ABLAM

berdan ildan

10 Temmuz 2014 Perşembe

KIZIMA MEKTUP


BABA SEN NE ZAMAN GELİYORSUN !!!!!

Tutsak düştüğümden beri nerdeyse her gün beni ziyarete geliyordu kızım beni.Ürkekçe geldiği nizamiye kapısında didiklerine kadar aranmak zor geliyordu,ziyaret günleri çok zor baba diyordu biz katlanamıyoruz siz nasıl tahammül ediyorsunuz bu zülme.O gün çok kısa konuşmuştu sanki dili tutulmuş,sözcükleri yutkunmuştu.Ellerini demirparmaklıklara bir şey anlatır gibi daireler çizmişti,bende o esnada onu pür dikkat izliyordum.O ziyaretten sonra ranzaya oturup,havalandırmaya aylarca çıkmadım,yan komşulardan gelen mektupların ardı arkası yoktu.Sonra uzak hücre sakinlerinin bana ulaşmak için besledikleri üç posta güvercininin her gün şafakta pencereme gagalarında taşıdıklarımı notları okuduktan sonra karalamaya başladım.....

O gün tek kişilik Temmuz iki sıcaklıgında,o sessiz zindanda günlük tutmaya karar verdim,neredeyse sabah sporundan sonra akşama kadar her anı karalıyordum.Tek başımaydım bana umutlardan söz eden bir tek kitaplarım vardı.Her gün bir kitapbı bitirip ötekiyle uyanıyordum.Aklıma kalan Baba sen nezaman geliyorsun sözcüğüydü.Tel örgülerdeki serçelere bakıp kızıma her gün mektup yazmaya karar verdim.Bu karalamalarımdan ortaya çıkanları daha paylaşmadım.Kızıma Mektup şiir kitabım işte tamda bu imgelerin varlığıdır.Bütün karanfil çocuklar benim çocuklarımdır/ayrımsız/sınırsız bir güzel dünyada yaşasınlar diyedir.Çocuklar benim yüreğimde oldugu sürece ürkek güvercinlere,ceylanları yazmaya devam edecegim.

Günler ağır ve uzun,ölümlertin günlük olduğu bir coğrafyanın sözcüklerini ifa etmek çok zor/Karanfillere bakıp iç çekerek yazmak ne zordur/aklıma hep dövüşenler gelir o yüzden.Çocukların öldüğünde yıldızlar ne çoktur gecede düşündünüz mü !!! Her akşam gökyüzünde yüselen ay süretiyle ağladınız mı ? Sayfalara dizilmiş oldukça derin izler var,nefesiniz kesilir,ağlamaklı olursunuz ya işte öyle. Yaşanabilir şiirce bir dünya için/şiirler yoldaştır/hewaldır/serhıldandır/wenseremose/Üzerindeki resimler tarihimizdir.O sınandığımız gösteriyor dosta düşmana/Lice,Roboski,Gezi,Soma,Rojawa. o mavi güneş ülkesini görür gibi oluyorum

Yaşar İldan....Kızıma Mektuplara dair bir anekdot....

28 Haziran 2014 Cumartesi

NAR'A DÖRTLÜKLER

NAR'A DÖRTLÜKLER

öyle bir gün böyle masallarda geçti
narlar güzel ve kızıldır
sözcüklerimin güzelliğinde
aşkımız paldır küldür kozmopolitik imgeler

wa dilemin
hemü gele cihane
dibejim hewiya,aşke azadi


em mü xelke azadine
dileme dıkazı keniya zarokan
dıştık tüne dıxaziyane me



özgürleşmiş bir imge sadece
ak rularda


2013 köln


berdan ildan

27 Haziran 2014 Cuma

TEBERİKE YAZILAN SÖZCÜKLER

Söylenenlere göre,Karerbaba Zerdüşt kitabelerine yazılmış en kutsal sözcüklerden oluşturulmuş,Karerbaba'yı oluşturan taşlar çok uzaklar ülkelerin kardeşliğin derinliklerindeki ırmakların parlaklıgından ışık saçarmış,o kutsal kitabelerde dokunanların duaları kabul edilirmiş oniki gece aşkına.Yasak bir ülkenin anahtarıymış.Ben üst üste yerleştirilmiş bu taşların üzerine yazılmış umutlara inanırım.Taş üzerine sinmiş acılar,gözyaşları,adanan adaklar güneş batımından sonra Merga Siranda bakınca görünür.Karerbaba taşları bir yıldız gibi gezinir.Yılların acılarını ve hüzünlerini bu taşlara yazmışlar birler üçler,yediler,oniki şiir adına.                                                                                                                                                     


 



12 Haziran 2014 Perşembe

MAHSUS MAHAL

yasak sözcükleri işlediler yüreklerine
aydınlık şafakta
kelebekler zamanını
yıllardı

bir karanfil düştü önce
sonra ardı sıra binlerce gül
oldular şah meran soyunda


aç çocuklar ekmek
haps edilmiş aşklara sevda oldular
düştüler karanlık çaglarda yollar


bu yol o yüzden
umuttur
umutsuzluğa
her damla da nehirlere karışan
o derin denizlerde


bir damlaydılar önce
sonra binlerce
yağmur içinde
devrimin bilgeliğinde
güneş ülkesinde


o sulardan beslendiler
açlık çekmeden
yasak meyvadan yediler
örse varyos
dağlarda ateş oldular


şimdi bütün akarsular
aşklar içinde
kendi anayurduna
yıldızlar gibi akarlar



berdan ildan

1 Nisan 2014 Salı

Şengül(üm)

Bulutların arasında görünür aydınlık
Nisan yağmurları bereket demektir ekmek gibi
Çiçekte tohumları
Devrime bürünmüş birikintiler
Yağmur inmiş bulutlardan
İçmiş suyundan toprak
Parıldar bir ormanın derinliğinde
Sarı çiçek rengidir güneş
Akar yıldız gibi koşar
Rojawa barikatlarında savaşıyordu yaralı sözcükler
Bir ceylan yavrusu yasemin
Kalkan olur mazlumca
Bıraktıgın kızıl bayraklar meydanlarda savaşmakta
İmgeler unutulmadıkça yanacak devrim ateşi
Emzirir bütün analar çocukları
Verir dağlara
Her gün
Korkusuz,militan,yiğit,yoldaşlar
Yüceltir rızkını umudun
Şengülüm

berdan ildan...4.Nisan yağmuru